Çocuklarda Kaygı ve Korkular | Ankara Uzman Psikiyatri Değerlendirmesi
Kaygı ve korkular, çocukluk döneminin doğal bir parçası olabilir; ancak yoğunlaştığında günlük yaşamı ve gelişimi olumsuz etkileyebilir. Ankara’da Uzm. Dr. Emine Taşyürek, çocuğun yaşa uygun normal korkularını patolojik kaygılardan ayırarak detaylı bir değerlendirme yapar ve BDT, oyun terapisi ve ebeveyn rehberliği ile kişiye özel bir tedavi süreci sunar.
Çocukluk Çağı Korkuları Nedir?
Çocukluk döneminde görülen korkular, bebeklikten ergenliğe uzanan gelişim sürecinde çocukların gerçek ya da hayali tehlikelere karşı verdiği doğal ve evrensel duygusal tepkilerdir. Ankara’da Çocuk Psikiyatristi Uzm. Dr. Emine Taşyürek, bu korkuların çoğu zaman gelişimin olağan bir parçası olduğunu ve çocuğun kendini korumayı öğrendiği önemli bir basamak oluşturduğunu vurgular. Bu nedenle ebeveynlerin her korkuyu bir “problem” olarak değil, çocuğun olgunlaşma sürecinin bir göstergesi olarak görmeleri gerekmektedir.
Korku, özünde hayatta kalmayı sağlayan koruyucu bir mekanizmadır. Örneğin bir çocuğun yükseklikten çekinmesi, düşme tehlikesine karşı kendini güvende tutmasına yardımcı olur. Ancak çocuk ve ergen psikiyatrisi açısından önemli olan; korkunun şiddeti, sıklığı, süresi ve çocuğun günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğidir. Uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları, akademik performans ve sosyal ilişkiler bu duygusal tepkilerden kolaylıkla etkilenebilir.
Uzm. Dr. Emine Taşyürek, çocukluk korkularının yaşa göre çeşitlilik gösterdiğini belirtir.
Bebeklikte: yabancıdan çekinme, ayrılma endişesi
Okul öncesi dönemde: karanlık, hayali varlıklar, yüksek sesler
Okul çağında: sınav kaygısı, başarısızlık korkusu
Ergenlikte: sosyal onay kaygısı, eleştirilme korkusu gibi farklı korku türleri görülebilir.
Ankara’daki klinikte her çocuğun gelişimsel özellikleri, aile yapısı ve duygusal ihtiyaçları göz önünde bulundurularak, bu korkularla baş etme sürecinde ailelere doğru rehberlik sunulmaktadır. Amaç; çocuğun korkularını sağlıklı biçimde aşarak, güçlü ve psikolojik olarak dayanıklı bir birey hâline gelmesini desteklemektir.
⭐ Korku – Kaygı – Fobi: Aralarındaki Fark Nedir?
Çocukluk döneminde sıkça karıştırılan üç kavram vardır: korku, kaygı ve fobi. Ankara Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Emine Taşyürek, doğru değerlendirme için bu ayrımın mutlaka bilinmesi gerektiğini belirtir.
Korku
Gerçek, somut ve yakın bir tehdide verilen ani ve fizyolojik bir tepkidir.
Örneğin yüksek bir ses, agresif bir hayvan ya da karanlık bir ortam.
Kalp çarpıntısı, terleme ve kaçınma tepkileri görülebilir.
Gelişimsel olarak normaldir ve çoğu zaman geçicidir.
Kaygı (Anksiyete)
Korkudan farklı olarak belirgin bir tehlikeye değil, gelecekle ilgili belirsiz bir beklentiye karşı ortaya çıkar.
“Ya kötü bir şey olursa?” düşüncesi kaygıyı besler.
Kaygı belirginleşip günlük hayatı bozuyorsa kaygı bozukluğu olarak tanımlanır.
Fobi
Belirli bir nesne ya da duruma karşı mantıksız ve aşırı düzeyde korku duyulmasıdır.
İğne, hayvan, kapalı alan, asansör, doktora gitme vb. durumlarda yoğun kaçınma ve panik tepkisi görülebilir.
Fobi günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyor ve kaçınma davranışı çocuğun rutinlerini bozuyorsa, klinik düzeyde ele alınması gerekir.
Ankara’da Uzm. Dr. Emine Taşyürek, çocuğun yaşadığı duygusal tepkilerin bu üç kategoriden hangisine girdiğini detaylı şekilde değerlendirerek en uygun tedavi yolunu belirler.
⭐ Normal Korkular ile Patolojik Korkular Arasındaki Fark
Ebeveynlerin en çok merak ettiği sorulardan biri:
“Bu korku normal mi, yoksa bir uzmana başvurmalı mıyız?”
Uzm. Dr. Emine Taşyürek, bu ayrımı yaparken dört temel kriterin dikkate alınması gerektiğini vurgular:
1. Tepkinin Şiddeti
Normal korkular tehdit düzeyiyle orantılıdır.
Patolojik korkularda tepki aşırıdır ve kontrol edilemez.
Örneğin küçük bir böcek görünce saatlerce ağlama veya paniğe kapılma.
2. Süre ve Kalıcılık
Gelişimsel korkular birkaç ay içinde kendiliğinden azalır.
Patolojik korkular aylarca devam eder ve zamanla daha da şiddetlenir.
3. Günlük İşlevselliğe Etkisi
Klinik düzeydeki korkular çocuğun:
okula gitmesini,
uyku düzenini,
sosyal ilişkilerini,
ders performansını
ciddi şekilde bozabilir.
Örneğin sosyal kaygısı olan bir çocuk, tüm okul etkinliklerinden kaçınabilir.
4. Gelişim Dönemine Uygunluk
4 yaş çocuğunun canavardan korkması normaldir;
12 yaşında aynı korku devam ediyorsa değerlendirilmesi gerekir.
⭐ Ne Zaman Bir Çocuk Psikiyatristine Başvurulmalı?
Eğer çocuğun korkusu:
Günlük rutini bozuyor,
Aile ilişkilerini etkiliyor,
Okul ve sosyal yaşamı kısıtlıyor,
Aylarca devam ediyor,
Siz nasıl destek olacağınızı bilemiyorsanız,
bir Çocuk ve Ergen Psikiyatristi tarafından değerlendirilmesi önerilir.
Ankara’da Uzm. Dr. Emine Taşyürek, çocuğun duygusal zorluklarını ayrıntılı olarak analiz ederek, gerektiğinde oyun terapisi, bilişsel davranışçı terapi (BDT), aile rehberliği ve psikiyatrik müdahale ile etkili tedavi planları oluşturur.
