Uzm. Dr. Emine Taşyürek

Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı

Çocuklarda Kaygı ve Anksiyete Belirtileri

Kaygı ne zaman gelişimin doğal bir parçasıdır, ne zaman çocuğun günlük yaşamını daraltmaya başlar? Belirtileri yaş dönemlerine göre ele alıyor; değerlendirme, aile yaklaşımı ve tedavi sürecini açıklıyoruz.

Çocuklarda kaygı ve anksiyete hakkında bilgilendirme

Kaygı ne zaman sorun haline gelir?

Kaygı, çocuğun tehlikeyi fark etmesine ve yeni bir duruma hazırlanmasına yardımcı olabilir. Okulun ilk günü, bir sınav veya ebeveynden kısa süreli ayrılma öncesinde hissedilen gerginlik çoğu zaman gelişimin olağan bir parçasıdır.

Ancak endişe yaşa göre beklenenden yoğun yaşanıyor, kontrol edilmesi güçleşiyor ve kaçınma nedeniyle okul, uyku, arkadaşlık ya da aile yaşamı etkileniyorsa klinik değerlendirme düşünülebilir. Burada belirleyici olan çocuğun hiç kaygılanmaması değil, kaygının yaşamını ne ölçüde daralttığıdır.

Önemli ayrım: Tek bir belirti veya sabit bir gün sayısı tanı koydurmaz. Belirtilerin süresi, yoğunluğu, gelişim dönemi ve günlük işlevselliğe etkisi birlikte değerlendirilir.

Çocuklarda kaygıyı anlamak

Uzm. Dr. Emine Taşyürek’in konuya ilişkin bilgilendirme videosu

Kaygı çocuklarda nasıl görünür?

Çocuklar yaşadıkları duyguyu her zaman “korkuyorum” diyerek anlatamaz. Küçük yaşlarda kaygı; bedensel yakınma, ağlama, öfke veya ebeveyne yapışma biçiminde görülebilir. Ergenler ise endişelerini gizleyebilir, sosyal ortamlardan uzaklaşabilir ya da hata yapmamak için aşırı kontrolcü davranabilir.

Duygusal

  • Kötü bir şey olacakmış hissi
  • Yoğun endişe ve güvence arama
  • Hata yapmaya aşırı hassasiyet
  • Huzursuzluk ve çabuk öfkelenme

Bedensel

  • Karın veya baş ağrısı
  • Kalp çarpıntısı ve titreme
  • Kas gerginliği ve yorgunluk
  • Uykuya dalma güçlüğü

Davranışsal

  • Okuldan veya etkinlikten kaçınma
  • Ebeveynden ayrılamama
  • Ödevi aşırı uzatma
  • Sosyal ortamlardan çekilme

Bedensel yakınmaların kaygıyla ilişkili olabileceği düşünülse bile gerekli tıbbi değerlendirme göz ardı edilmemelidir. Yakınmaları “tamamen psikolojik” diyerek geçiştirmek doğru değildir.

Kaygı yaşa göre nasıl değişebilir?

Okul öncesi dönem

Ayrılma, karanlık, yüksek ses veya yabancı kişilerle ilgili korkular görülebilir. Kaygı yoğunlaştığında çocuk anaokuluna gitmekte, kendi yatağında uyumakta veya ebeveynden uzaklaşmakta zorlanabilir.

Okul çağı

Sınavlar, hata yapma, öğretmen değerlendirmesi, arkadaşlıklar ve aile üyelerinin güvenliği daha sık kaygı konusu olabilir. Tekrar tekrar kontrol etme veya başarısız olabileceği etkinliklerden kaçınma görülebilir.

Ergenlik dönemi

Sosyal değerlendirilme, görünüm, akademik gelecek ve akran ilişkileri öne çıkabilir. Bazı ergenler dışarıdan başarılı ve düzenli görünmelerine rağmen yoğun içsel kaygı yaşayabilir.

Çocukluk döneminde görülen kaygı tabloları

Gelişimsel korku ile anksiyete bozukluğu nasıl ayrılır?

Gelişimsel korkular genellikle yaşla uyumludur, zaman içinde değişir ve çocuğun yaşamını uzun süreli biçimde kısıtlamaz. Anksiyete bozukluğunda ise korku daha kalıcı olabilir; çocuk kaçınma nedeniyle yaşına uygun deneyimlerden uzaklaşabilir.

  1. Kaygı çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun mu?
  2. Çocuk endişesini yatıştırmakta ne kadar zorlanıyor?
  3. Kaçınma davranışı zaman içinde genişliyor mu?
  4. Okul, uyku, arkadaşlık veya aile düzeni etkileniyor mu?
  5. Belirtiler hangi ortamlarda ve hangi koşullarda ortaya çıkıyor?

Kaygı başka durumlarla karışabilir mi?

Odaklanma güçlüğü, huzursuzluk, uyku bozukluğu ve okuldan kaçınma yalnızca kaygıda görülmez. Benzer belirtiler DEHB, depresyon, obsesif kompulsif belirtiler, travma sonrası belirtiler, öğrenme güçlükleri, uyku sorunları veya bazı tıbbi durumlarda da ortaya çıkabilir.

Psikiyatrik değerlendirme nasıl yapılır?

Gelişim ve başvuru öyküsüBelirtilerin başlangıcı, sağlık durumu, aile yaşamı ve okul işlevselliği ele alınır.
Çocuk veya ergenle görüşmeYaşa uygun görüşme ve klinik gözlemle duygu, düşünce ve kaçınma örüntüleri değerlendirilir.
Gerekli ek bilgilerUygun durumlarda öğretmen gözlemleri, önceki raporlar ve standartlaştırılmış ölçeklerden yararlanılır.

SCARED gibi kaygı ölçekleri klinik görüşmeyi destekleyebilir; ancak hiçbir test veya ölçek tek başına anksiyete tanısı koymaz. Sonuçlar çocuğun öyküsü, gözlem ve farklı ortamlardaki işlevselliğiyle birlikte yorumlanır.

Tedavi süreci nasıl planlanır?

Tedavi; kaygının türüne, yoğunluğuna, çocuğun yaşına, eşlik eden durumlara ve günlük yaşama etkisine göre bireyselleştirilir. Her çocuk için aynı yöntem veya aynı süre uygun değildir.

Psikoeğitim ve bilişsel davranışçı terapi

Çocuk ve aile kaygının bedensel ve zihinsel belirtilerini tanımayı öğrenir. Bilişsel Davranışçı Terapi, çocuk ve ergenlerde kaygı bozukluklarında kullanılan kanıta dayalı yaklaşımlardan biridir. Çocuk, kaygı oluşturan düşünceleri fark etmeyi ve kaçındığı durumlarla kademeli biçimde baş etmeyi öğrenir.

Ebeveyn ve okul iş birliği

Sürekli güvence vermek veya çocuğun korktuğu her durumu ortadan kaldırmak kısa süreli rahatlama sağlasa da kaçınmayı güçlendirebilir. Ebeveyn çalışmasında duygu kabul edilirken çocuğun baş etme becerilerinin nasıl destekleneceği ele alınır. Okul yaşamı etkilendiğinde öğretmen ve rehberlik servisiyle gerçekçi, kademeli destekler planlanabilir.

İlaç tedavisi

İlaç tedavisi her kaygılı çocuk için gerekli değildir. Belirtilerin düzeyi, günlük işlevsellik, eşlik eden durumlar ve psikoterapiye erişim veya yanıt birlikte değerlendirilir. Karar, çocuk ve ergen psikiyatristinin klinik değerlendirmesi ve aileyle yapılan yarar-risk görüşmesi sonucunda verilir.

Aileler evde nasıl yaklaşabilir?

  • “Korkacak bir şey yok” demek yerine duyguyu kabul edip küçük ve ulaşılabilir bir adım planlayın.
  • Çocuğu korktuğu durumun içine hazırlıksız biçimde zorlamayın; kaçınmayı kademeli azaltın.
  • Düzenli uyku, hareket, yaşa uygun sorumluluk ve öngörülebilir günlük rutinleri koruyun.
  • Aynı güvence sorusu tekrarlandığında uzun açıklamalar yerine daha önce konuşulan baş etme planını hatırlatın.
  • Kaygının okul, uyku, arkadaşlık ve aile yaşamına etkisini gözlemleyin.

Ne zaman uzman değerlendirmesi düşünülmeli?

Kaygı okula devamı, uyku düzenini, arkadaşlıkları veya aile yaşamını belirgin etkiliyorsa; bedensel yakınmalar sıklaşıyor, kaçınılan durumlar giderek artıyor veya aile ne yapacağı konusunda zorlanıyorsa profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.

Acil durum: Kendine zarar verme veya intihar düşüncesi, gerçeklikle bağın bozulması ya da çocuğun güvenliğini tehdit eden ani bir durum varsa planlı randevu beklenmemeli; 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı veya en yakın acil servise başvurulmalıdır.
Uzm. Dr. Emine Taşyürek

Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı. Ankara çocuk ve ergen psikiyatristi Uzm. Dr. Emine Taşyürek ve klinik yaklaşımı hakkında anasayfadan bilgi alabilirsiniz. Bu sayfa kişisel tıbbi değerlendirme, tanı veya tedavinin yerini tutmaz.