Alıcı Dil
Sözcükleri, soruları ve yönergeleri anlama; nesne ve kişileri adlarıyla tanıma becerisidir.
Çocuğun konuşma ve dil becerilerinin yaşına göre beklenen gelişim çizgisinin gerisinde kalması, yalnızca “geç konuşma” olarak değerlendirilmemelidir.
Ankara Beştepe’de Uzm. Dr. Emine Taşyürek; çocuğun dili anlama ve kullanma becerilerini, sosyal iletişimini, oyununu ve tüm gelişim öyküsünü birlikte değerlendirir. Gerektiğinde işitme değerlendirmesi, dil ve konuşma terapisi ve diğer gelişimsel incelemelerle koordineli bir yol haritası oluşturulur.
Konuşma, dil ve sosyal iletişim birbiriyle ilişkili olsa da aynı beceriler değildir.
Konuşma; seslerin çıkarılması, sözcüklerin anlaşılır söylenmesi ve akıcılıkla ilgilidir. Dil ise söyleneni anlama, sözcükleri anlamlı biçimde kullanma, cümle kurma ve düşünceleri aktarma becerilerini kapsar. Bazı çocuklar söyleneni iyi anladığı hâlde az konuşabilir; bazı çocuklarda hem anlama hem ifade etme alanları etkilenebilir.
Sözcükleri, soruları ve yönergeleri anlama; nesne ve kişileri adlarıyla tanıma becerisidir.
Jest, sözcük ve cümlelerle istekleri, duyguları ve düşünceleri anlatabilme becerisidir.
Sesleri doğru üretme ve konuşmanın başkaları tarafından anlaşılabilir olmasıyla ilgilidir.
Önemli: Gelişim basamakları kesin sınavlar değildir ve çocuklar arasında doğal farklılıklar bulunur. Değerlendirmede yalnızca kaç sözcük söylendiğine değil; anlama, jestler, ortak dikkat, oyun, sosyal iletişim ve becerilerin zaman içindeki ilerleyişine birlikte bakılır.
Aşağıdaki başlıklar tanı koymak için değil, gelişimin bütününü izlemek ve gerektiğinde değerlendirme istemek için kullanılır.
Seslere yönelme, babıldama, göz teması, el sallama ve işaret etme gibi iletişim amaçlı jestler izlenir.
Anlamlı sözcüklerin ortaya çıkması, basit yönergeleri anlama ve isteklerini jest ya da sözcükle anlatma beklenir.
Sözcük dağarcığının artması ve “anne gel”, “su ver” gibi iki sözcüklü birleşimlerin başlaması önemlidir.
Cümlelerin uzaması, soru sorma, günlük konuşmaları anlama ve tanıdık kişilerce daha kolay anlaşılma izlenir.
Daha önce kullanılan sözcüklerin, jestlerin veya sosyal iletişim becerilerinin kaybı beklenmeden değerlendirilmelidir.
Tek bir belirti her zaman bir bozukluk anlamına gelmez. Ancak aşağıdaki durumlar kapsamlı gelişimsel ve tıbbi değerlendirme gereksinimini artırır:
Konuşma gecikmesi tek başına bir neden söylemez; gelişimin farklı alanları birlikte incelenmelidir.
Geçici orta kulak sorunlarından kalıcı işitme kaybına kadar farklı durumlar dil gelişimini etkileyebilir.
Çocuğun başka alanlarda görece iyi ilerlerken dili anlama veya kullanmada kalıcı güçlük yaşaması mümkündür.
Ortak dikkat, jestler, karşılıklı etkileşim ve oyun alanındaki farklılıklar konuşma gecikmesine eşlik edebilir.
Dil becerileriyle birlikte bilişsel, motor, öz bakım veya sosyal gelişim alanları da etkilenebilir.
Kas tonusu, motor planlama, yapısal özellikler veya nörolojik ve genetik durumlar değerlendirmeye alınabilir.
Yoğun pasif ekran kullanımı karşılıklı konuşma ve oyun fırsatını azaltabilir; ancak tek başına neden olarak kabul edilmez.
İki dillilik konuşma gecikmesine neden olmaz. Birden fazla dille büyüyen çocuk değerlendirilirken bildiği tüm diller, bu dillere ne zaman ve hangi ortamlarda maruz kaldığı dikkate alınır. Dil farklılığı ile dil bozukluğu birbirinden ayrılmalıdır.
Amaç yalnızca sözcük saymak değil, gecikmenin biçimini ve çocuğun ihtiyaçlarını belirlemektir.
Gebelik ve doğum, sağlık, işitme, motor gelişim, ilk sözcükler, aile öyküsü ve kullanılan diller ele alınır.
Çocuğun evde, kreşte ve farklı kişilerle nasıl iletişim kurduğu; güçlü yönleri ve ailenin kaygıları öğrenilir.
Oyun, ortak dikkat, jestler, taklit, dili anlama, kendini ifade etme ve sosyal karşılıklılık değerlendirilir.
İşitme değerlendirmesi ve ihtiyaca göre gelişim testleri, dil-konuşma değerlendirmesi veya tıbbi incelemeler planlanır.
İzlem, aile rehberliği, dil ve konuşma terapisi ve gerekli uzman yönlendirmeleri çocuğa göre düzenlenir.
Her çocuk için aynı program uygulanmaz; yaklaşım değerlendirme bulgularına göre şekillenir.
Uygun görüldüğünde, yetkin dil ve konuşma terapisti tarafından çocuğun alıcı ve ifade edici dil profiline göre planlanır.
Günlük rutinlerde karşılıklı iletişimi artıran, çocuğun girişimlerini destekleyen uygulanabilir yöntemler belirlenir.
Gerektiğinde odyoloji, kulak burun boğaz, dil ve konuşma terapisi, çocuk nörolojisi ve diğer alanlarla iş birliği kurulur.
Evdeki destek klinik değerlendirme veya gerekli terapi yerine geçmez; ancak iletişim fırsatlarını zenginleştirir.
O anda baktığı, yaptığı veya istediği şey hakkında kısa ve doğal cümlelerle konuşun.
Çocuk “araba” dediğinde “kırmızı araba gidiyor” gibi bir üst düzey model sunun; tekrar etmeye zorlamayın.
Soru veya seçim sunduktan sonra hemen onun yerine yanıtlamayın; iletişim girişimine zaman tanıyın.
Resimleri adlandırın, hikâyeyi çocuğun düzeyine göre anlatın ve karşılıklı oyun kurun.
Pasif ekran süresini azaltın; ekran kullanılıyorsa birlikte izleyip içerik hakkında konuşun.
Aile içinde en doğal ve zengin iletişimi kurabildiğiniz dil ya da dillerle konuşmaya devam edin.
Konuşma, anlama, işaret etme, oyun veya sosyal iletişim gelişimiyle ilgili kaygınız varsa Ankara Beştepe’de kapsamlı bir çocuk psikiyatrisi görüşmesi planlayabilirsiniz.
